Av. Kubilay REŞBER

Deneyim, İlgi ve Çözüm Odaklı Yaklaşım

Vazife Malullüğü

Vazife malullüğü çok sayıda kanun ve yönetmelik tarafından düzenlenen oldukça geniş bir kesimi ilgilendiren bir konudur. Mevzuatın bu derece dağınık olması konunun anlaşılmasını da güçleştirmektedir. Bu yazımızda vazife malullüğü meselesi her yönüyle ele alıncaktır.

Vazife Malullüğü Nedir?

Vazife malullüğü en temel anlamıyla görevinden ötürü (malul)sakat hale gelen kamu görevlisine devlet tarafından bir statü sağlanarak bazı haklar verilmesini ifade eder. Bu haklar devleti vergileriyle finanse eden vatandaşların halkın yararı için fedakarlıkta bulunan kişiye dönük bir vefa göstergesidir. Geçmişten beri kamusal hizmetlerde yararlı olan kişilere geçimini sağlamaları adına maaş, ödenek, ayni tahsisat vb. verilmiştir. Osmanlı Devletindeki tekaüd uygulaması örnek verilebilir.[1]Yine aynı şekilde savaşta malul hale gelen askerler bütün toplumlarda korunmaya değer görülmüştür.

Dolayısıyla vazife malullüğünü sadece kamu görevlilerinin faydalanabileceği bir hak olarak görememek gerekir. Nitekim kanunlarımızda devlet memuru, asker, polis olmamasına rağmen vazife malulü sayılabilecek kişilere de yer verilmiştir.

Belirtmeliyiz ki, sadece Kanunlarımızın saydığı kişiler vazife malullüğü haklarından faydalanabilir.

Malul Ne Demektir?

Vazife Malullüğü kavramını tanımlayabilmek için öncelikle “malul ne demektir” sorusunu cevaplayalım. Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu 44’üncü maddesinde “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçileri” malul olarak tanımlamaktadır. O halde malul kavramından vazifesini devam ettiremeyecek şekilde sağlığı bozulan kişileri anlamalıyız. Önemli nokta ise kişideki hastalık veya sakatlığın göreve başlamadan önceye dayalı olmaması ve meslek içerisinde ortaya çıkmasıdır.

Yukarıda açıklanan haliyle mesleğe atandıktan sonra hasta olan veya sakat kalan adi malul denir.

Vazife Malulü Nedir

Vazife malulü, vazifeden kaynaklı olarak yaralnmayı ve engelli(malul) hale gelmeyi ifade eder.

Mülga 5434 sayılı Kanun vazife malullüğünü;

a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;

b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;

c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla);

ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;

Buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denir.” şeklinde açıklamaktadır.

2008 sonrası yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 47’inci maddesi ise önceki Kanunla benzer şekilde tanımlama yapmaktadır.

MADDE 47- (Değişik: 17/4/2008-5754/27 md.)

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.

Vazife malûllükleri;

a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,

b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,[75]

c) Yasak fiilleri yapmaktan,

d) İntihara teşebbüsten,

e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından,

doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.

O halde vazife kavramının iredelenmesi gerekir.

Vazife Demektir? Ne Anlaşılmalı?

Vazife” kelimesi, Arapça kökenli bir sözcüktür  “görev, sorumluluk, yapılması gereken iş” anlamına gelir. Vazife malullüğü statüsünün en önemli unsuru kişinin yaralanma veya ölümünün vazifeden kaynaklı olarak ortaya çıkmasıdır. Vazife kavramı kamu görevlisinin yapmakla sorumlu olduğu iştir. Vazife veya görevden kaynaklı olarak malul hale gelme çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Dolayısıyla malul hale gelen kişinin vazife başında olup olmadığı veyahut vazifeyle ilgili bir iş yapıp yapadığı doğrudan iş başında olmayı aşkın şekilde geniş yorumlanmalıdır.[2]

Bu işlerin süresi, niteliği ve kapsamı kamu görevlisinin görevinin türüne göre değişir. Örneğin bir doktor veya öğretmenin mesai saatlari bellidir. Bu saatler arasında görevle ilişkili olarak yaralanması “vazife” kavramı içerisindedir. Bazı durumlarda örneğin er ve erbaşlar için vazife kavramı daha da geniş yorumlanır.[3] Kışla içerisinde geçirilen bir kaza vazife malullüğü kapsamındadır.

Bu nedenle yargı önüne gelen davaların çoğunluğunda görev kaynaklı malullük durumunun ıspatı oldukça çetrefilli bir hal almaktadır.

Örneğin 5510 sayılı yasa işe gidiş dönüşte geçirilen kazalara ilişkin “idarelerince sağlanan bir taşıtla” şartını koymakta ise de özel aracı ile işe gidiş dönüş sürecinde yaralanan kamu görevlileri de vazife malulü sayılacaklardır.[4] Yine kalp hastası olan bir polisin göstericilere müdahalesi esnasında sarf ettiği efordan kaynaklı ölümü bu kapsamdadır.[5]

Vazife malullüğü davalarında sakatlık veya ölüm durumunun kamu görevlisinin görevinin etkisi ile ortaya çıktığı ıspat edilmelidir.

Vazife Malullüğünün Şartları

Vazife malullüğünün iki temel şartı bulunmaktadır.

  1. Malul yani görev yapamayacak hale gelmek,
  2. Görevden kaynaklı malul hale gelmiş olmak,

Kamu görevlisinin göreve giriş tairihine göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulaması da değişir. 2008 yılı Ekim ayından önce kamu kurum ve kuruluşlarında göreve başlamış olan kamu personeli 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun hükümlerine göre değerlendirilirler. 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa göreve başlayanlar için ise  5510 sayılı Kanunun 47’nci maddesi hükümleri uygulanır.

Kişilerin görev yapıp yapamayacakları tabi oldukları mevzuatın ortaya koyduğu sağlık şartlarına göre belirlenir.

TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin malul hale gelip gelmediği Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği (TSKSYY)’ne göre belirlenir.

Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin malullük durumları Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğine göre ele alınır.

Vazife Malulü Hakları

Vazife malullerine kamu ve kuruluşları tarafından çeşitli haklar sunulmaktadır.

  • Aylık ve İkramiye
  • İstihdam(İş Hakkı)
  • Aylıklarda Derece/Kademe İlerlemesi
  • Ek Ödeme (Tütün İkramiyesi) ve Eğitim Öğretim Yardımları
  • Sağlık Hizmetlerinde Katılım Payı
  • Ortez, Protez ve Diğer İyileştirici Araç ve Gereçlerin Temininde Kısıtlama Getirilmemesi
  • Bazı Tedaviler ile Sağlık Giderlerinin Karşılanmasında Kolaylıklar
  • Bakıma Muhtaçlık Ödemesi
  • Maluliyet Aylıklarının Kesilmemesi
  • Kardeşlerin Askerlik Hizmeti Muafiyeti
  • İkâmetine Yakın Yerde Askerlik Hizmeti Yapma
  • Vergi Muafiyetleri
  • Ücretsiz Seyahat
  • TOKİ Faizsiz Konut Kredisi

Vazife Malulü ile Adi Malul Arasındaki Fark?

Vazife malulü ve gazi arasındaki fark vazife malullüğünü hukuki bir kavram olması gaziliğin ise ülkenin iç ve dış güvenliğinde görev alan görevlilerin yaralanmalarını ifade eden sembolik bir kavram olmasıdır.

Vazife Malulü Gazi Sayılır mı?

Vazife malulü olan kişiler ükenin iç ve dış güvenliğinde görev almaları neticesinde yaralanmışlarsa gazi sayılırlar.


[1] https://islamansiklopedisi.org.tr/tekaut

[2] NURDOĞAN, Ali Kemal, Mustafa ÖZTÜRK, and Öğr Üy Murşit IŞIK. “VAZİFE MALULLERİNİN İSTİHDAM HAKKI.” 19. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ (GENİŞLETİLMİŞ BİLDİRİ ÖZETLERİ): 37.

[3] AYİM.1.D.nin, 15.02.2000 tarihli ve E.1999/473-K.2000/187 sayılı kararı)

[4] Danıştay Kararı – İDDK., E. 1998/431 K. 1999/1090 T. 19.11.1999

[5] D.10.D.nin, 6.4.1995 tarihli ve 1993-3673/1995-1723

Avukat Kubilay REŞBER

Avukat Kubilay REŞBER Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden iyi bir dereceyle mezun olarak Ankara Barosunda avukatlığa başlamıştır. 

10 yılı aşkın süredir hukukçu kimliğiyle vazife malullüğü davaları yürüterek tecrübesini artırmış ve bu konuda uzmanlaşmıştır.  

2023 yılında Ankara Hacıbayram Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalında  insan hakları ve kamu hukuku alanlarında yüksek lisans(master) eğitimini tamamlamıştır. 

İnsan Hakları Hukuku alanında hazırladığı “Geri Gönderme Merkezlerinde İnsan Hakları Hukukuna İlişkin Temel Sorunlar” isimli kitabı Yetkin Yayınları tarafından yayımlamıştır. 

Son Makaleler

Yayınımız Var!

Geri Gönderme Merkezlerinde İnsan Hakları Hukukuna İlişkin Temel Sorunlar

Çalışma, devletlerin göçü kontrol, sınırlandırma, caydırma, göçmenliğin niteliğinin tespiti, belgelerin tasdiki, sınır dışı gibi resmi veya gayri resmi saiklerle idari gözetim altına alınması sürecini insan hakları bağlamında ele almaktadır..