İZMIR 4. İDARE MAHKEMESI
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2025/
DAVACI :
VEKILI : AV. KUBİLAY REŞBER -UETS[15007-00878-36757]
DAVALI : JANDARMA GENEL KOMUTANLIGI
VEKILI : AV.
İSTEMİN ÖZETİ :Davacı tarafından, İzmir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Aliağa Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içinde toplam yedi gün ve daha uzun süre göreve gelmediğinden 3269 sayılı Kanunun 12/C. maddesi uyarınca tesis edilen 09.05.2025 tarihli sözleşme fesih işleminin; 10 yıldan beri özveri içerisinde vazifesini yaptığı, mesleğin gereklerine uygun hareket ettiği, 2021 yılında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından “depresif bozukluk” tanısı konulduğu ve 16/A-2 maddesinden ötürü “komando olamaz” raporu verildiği, eşinin epilepsi hastası olması ve hamileliği nedeniyle 3 ay refakat izni verildiği, eşi doğum yapmasına rağmen refakat etmesini gerektiren durumun ortadan kalkmadığı, 25.02.2025 tarihinde çalıştığı birlikten arandığında çocuğunun doğduğunu ifade ettiği, ancak kendisine çocuğunun doğumu ile refakat izninin bittiği, izinsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle sözleşmesinin feshedileceğinin telefonda söylendiği, 2 Mart 2025 tarihinde refakat raporunda belirtilen 3 ayın bitimini müteakip birliğine katılış yaparak görevine başladığı, refakat izni süresi içerisinde olduğu dönemde refakatin sona erdiğine dair geçerli bir sağlık raporunun idari tahkikat dosyasında bulunmadığı, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanarak yasal farkıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak; İzmir İl J.K.lığı emrinde görev yapmakta iken, davacının eşi … gebeliğinin “riskli gebelik” olması sebebiyle Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinin 02 Aralık 2024 tarihli ve 7929 sayılı raporuyla davacıya, eşi bakımından 3 aylık refakat raporu verildiği, refakat izni devam etmekte iken, 07 Şubat 2025 tarihinde eşinin doğum yaptığı hususunun idarece 25 Şubat 2025 tarihinde öğrenildiği, idareye doğum sonrası bu durum bildirilmediğinden; idarenin 18 gün sonra haberdar olmasını müteakip refakat raporu veren kuruma 26 Şubat 2025 tarihli ve 36939602 sayılı yazıyla davacıya verilen 3 aylık refakat izninin doğumun gerçekleşmesi ile son bulup bulmayacağının bildirilmesinin istendiği, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından verilen 04/03/2025 tarihli cevapta “Hastanın doğum yaptığı günden itibaren refakat izni sonlanır” şeklinde cevap verildiği, davacının 25.02.2025 tarihinde idare personelince aranması sırasında doğumun 18 gün önce 07.02.2025 tarihinde gerçekleştiği bilgisini verdiği, davacının refakat iznini gerektiren durumun ortadan kalkmasına rağmen göreve başlamaması durumunun, J.Gn.K.lığı İzin Yönetmeliğinin 9/d-4 hükmünde yer verilen “izinsiz ve özürsüz olarak görevini terk etmiş sayılma” haline sebebiyet verdiği, dava konusu işlemin yasaya ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir 4. İdare Mahkemesi’nce duruşma için önceden belirlenen ve taraflara duyurulan 06.11.2025 tarihinde davacı vekili Av. ….. geldikleri görülmekle yapılan açık duruşmada gelen taraflara usulüne uygun söz verilip dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek işin gereği görüşüldü:
Davalı idarenin süreaşımı itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
Dava, davacı tarafından, İzmir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Aliağa Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içinde toplam yedi gün ve daha uzun süre göreve gelmediğinden 3269 sayılı Kanunun 12/C. maddesi uyarınca tesis edilen 09.05.2025 tarihli sözleşme fesih işleminin iptali ile mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanarak yasal farkıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3269 sayılı Kanunun “Kendilerinden istifade edilememe halleri” başlıklı 12/C. maddesinde; ” (Ek:12/6/2024-7517/34 md.) Uzman erbaşlardan; a) Mücbir sebepler hariç gelirinin çok üstünde borçlanmaya düşkün olan ve bu borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirenler, b) Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar
verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olanlar veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Jandarma Genel Komutanlığının veya Sahil Güvenlik Komutanlığının itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunanlar, c) Devletin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Jandarma Genel Komutanlığının veya Sahil Güvenlik Komutanlığının manevi şahsiyetine zarar verecek nitelikte suç veya disiplinsizlik teşkil eden tutum, davranış veya fiillerde bulunanlar, ç) İntihara teşebbüs eden, kendisini veya bir başkasını kasten hizmete yaramayacak hale getiren ve getirtenler, kasten veya silah kullanımına yönelik mevzuat, talimat ya da emirlere açıkça aykırı olacak şekilde ateşli silah ile kendisini veya başkasını yaralayanlar, d) Uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri yapan veya kullanan, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, nakledilmesine, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olan, kullanılmasını kolaylaştıran ya da özendirenler, e) Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içinde toplam yedi gün ve daha uzun süre göreve gelmeyenler, f) Türk Silahlı Kuvvetlerinde komando birliklerinde görev yapmak üzere Komando branşında istihdam edilmek üzere temin edilenlerden en az dört yıl hizmet süresini tamamlamadan, vazifenin sebep ve tesiri nedenleri hariç, komando niteliğini kaybettiği yönünde sağlık kurulu raporu alanlar, g) Uzman erbaş olmak için gerekli nitelik ve şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılan veya sözleşme süresi içinde bu niteliklerinden herhangi birini kaybedenler, bu durumlarının rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlanması halinde kendinden istifade edilemeyecek personel sayılırlar ve 12 nci maddenin ikinci fıkrasına göre sözleşmeleri feshedilir.” hükmüne yer verilmiştir.
09.12.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Jandarma Genel Komutanlığı İzin Yönetmeliğinin “Mazeret İzinlerinin Verilmesi” başlıklı 9. maddesinde, “d) Bakmakla yükümlü olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek anne, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren önemli bir hastalığa tutulmuş olması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine, aylık ve özlük hakları korunarak üç aya kadar izin verilebilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır. Bu sürenin bitimini müteakip istekleri üzerine ayrıca altı aya kadar aylıksız izin verilebilir. Bu bent hükmü aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak bir defaya mahsus uygulanır. Aylıksız izinli olarak geçirilen süreler mecburi hizmet süresinden; sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay ve sözleşmeli uzman erbaşlar için sözleşme süresinden sayılmaz. Bu iznin verilmesinde aşağıdaki hususlara riayet edilir:……….. 4) İzin süresi içinde refakati gerektiren durumun ortadan kalkması hâlinde personel iznin bitmesini beklemeksizin göreve başlar. Bu durumda veya izin süresinin bitiminde, göreve başlamayan personel izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında ilgilimevzuat hükümlerine göre yasal işlem yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde, davacının İzmir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Aliağa Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, eşinin yüksek riskli gebeliği olması sebebiyle Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezince düzenlenen 02 Aralık 2024 tarihli ve 7929 sayılı sağlık kurulu raporunda; “27 hafta 3 günlük gebeliği mevcut olan hastanın epilepsi+riskli gebeliği nedeniyle tek başına hayatını idame ettiremeyeceğinden yakınen refakatçisi bulunmadığından dolayı eşi …. 3 ay boyunca refakat etmesi uygun bulunduğu” açıklamalarına yer verildiği, bu rapor doğrultusunda davacıya 02 Aralık 2024 tarihinden itibaren refakat izni verildiği, izin süresinin 02 Mart 2025 tarihinde sonlanacağı, davacı eşinin 3 aylık rapor süresi içerisinde 07.02.2025 tarihinde doğum yaptığının davalı idarece öğrenilmesi üzerine, 26 Şubat 2025 tarihli ve 36939602 sayılı yazıyla refakat veren kurumdan, raporun tekrar değerlendirilerek davacı eşinin doğum yapmasının raporda belirtilen “3 ay boyunca refakat etmesi uygundur” ibaresinin ortadan kalkıp kalkmayacağının değerlendirilmesi istenildiği, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Cerrahi Tıp Bölümleri Bölümü Başkanlığı Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 04/03/2025 tarihli cevabi yazısında “davacı eşinin muayene olduğunda riskli gebelik nedeniyle hamileliği süresince refakat etmesi için düzenlendiği, eşin doğum yaptığı günden itibaren refakat izni sonlanır” şeklinde görüş beyan edildiği, davacı hakkında 07.02.2025-25.02.2025 tarihleri arasında gelmediğine dair 25.02.2025 tarihli tutanak, 26.02.2025, 27.02.2025, 28.02.2025, 01.03.2025 tarihlerinde gelmediğine ilişkin ayrı ayrı aynı günlü tutanaklar düzenlendiği, düzenlenen bu tutanaklar sonrası davacının refakat izni 07.02.2025 tarihinde sonlanmasına rağmen 7 gün ve daha fazla süreyle göreve gelmediği gerekçesiyle 3269 sayılı Kanunun 12/C. maddesi uyarınca 09.05.2025 tarihli onay ile sözleşme fesih edildiği, bu işlemin tebliği üzerine iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, davacıya refakat izni verilmesine esas sağlık kurulu raporu incelendiğinde, eşinin epilepsi hastası olması ve riskli gebeliği nedeniyle 3 ay süreyle refakat izni verildiği, refakat izninin hangi halin gerçekleşmesi durumunda biteceğine dair bir açıklamaya yer verilmediği, davalı idarece davacı eşinin 07.02.2025 tarihinde doğum yaptığının öğrenilmesi üzerine refakat izni için rapor düzenleyen kurumdan refakat izninin devam edip etmeyeceğine ilişkin görüş sorulduğu, verilen cevabi yazı incelendiğinde, rafakat izninin riskli gebelik nedeniyle hamilelik süresince verildiği, gebeliği sonlanmasıyla iznin sona ereceği ifade edilmiş ise de, raporun davacı eşinin gebeliğinin riskli olmasının yanı sıra epilepsi olması nedeniyle de verildiği, Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 04/03/2025 tarihli görüş yazısında ise sadece riskli gebeliğe ilişkin değerlendirme yapıldığı, epilepsi hastalığına yönelik olarak bu rahatsızlık nedeniyle refakat izninin doğum sonrası da devam edip etmeyeceği noktasında bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, idarece eksik değerlendirmeye dayalı görüş yazısı esas alınarak davacının sözleşmesinin feshedilmesine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan ve adli yardım talebinin kabulü nedeniyle davacıdan alınmayan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca yargı harçlarından muaf olan davalı idare üzerinde bırakılan yargılama giderinin sadece posta ücretine ilişkin olan 180,00 TL’nin tahsili için ilgili merciye müzekkere yazılmasına, davacı tarafından ödenen 87,50 TL vekalet harcı ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 40.000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
