Davanın Özeti;
Emniyet Genel Müdürlüğü’nde şube müdürü olarak görev yapmakta iken 02/09/2016 tarihinde 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacı 4/1-(c) ve 4/1-(a) bentleri kapsamındaki hizmetleri birleştirilerek toplam 28 yıl 6 ay 21 gün hizmet süresi üzerinden 01/04/2023 tarihinden itibaren emekli edilmiştir.
Davacı, 02/07/2025 tarihinde SGK’ya başvurarak emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmiş; ancak bu başvuru, 5434 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetinin 25 yılın altında kaldığı (21 yıl 8 ay 19 gün) gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı, ret işleminin iptali ile emekli ikramiyesinin emeklilik tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Ankara 23. İdare Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin F.A. [GK] (B. No: 2019/41241, 25/2/2025) kararına dayanmıştır. Bu kararda; hizmetinin tamamını 5434 sayılı Kanun kapsamında geçirip kamu görevinden çıkarılanlara emekli ikramiyesinin tam ödendiği, buna karşın hizmet birleştirmesi yaparak emekliye ayrılanlara hiç ikramiye ödenmediği tespit edilmiş ve bu farklılığın açıkça orantısız olduğu gerekçesiyle Anayasa’nın 10. maddesindeki ayrımcılık yasağı ile 35. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin bu ihlal tespiti karşısında 5434 sayılı Kanun’un 89/2. Maddesinin uygulanamayacağını ve davacıya ikramiye ödenmesi gerektiğini değerlendirmiştir. Ankara 23. İdare Mahkemesi, 14/05/2026 tarihinde oybirliğiyle dava konusu SGK işleminin iptaline hükmetmiş; davacının yoksun kaldığı emekli ikramiyesinin idareye başvuru tarihi olan 02/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir.


Anayasa Mahkemesinin Emekli İkramiyesi İhlal Kararı Sonrası Olumlu Kararlar Verilmeye Başladı!
Bilindiği üzere; Anayasa Mahkemesi kamudaki hizmet süreleri 25 yılı geçmediği gerekçesiyle emekli ikramiyesi ödenmeyen başvurucular ile ilgili bir dizi ihlal kararı vermişti. SGK’nın bu konudaki taleplere yaklaşımı ret yönündeydi. İdare Mahkemeleri ve Danıştay’da 5434 sayılı Kanunun 89/II maddesini ileri sürerek açılan davaları reddetmekteydi. AYM Genel Kurulu tarafından Fikret Aslan [GK], B. No: 2019/41241, 25/2/2025 başvurusunda Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 10. maddesinde güvence alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmiştir.(Ek-3) Yine Meryem Boyacıoğlu [1. B.], B. No: 2020/9020, 13/3/2025, İrfan Yazıcı [1. B.], B. No: 2020/9559, 13/3/2025, Sabri Bulut [2. B.], B. No: 2020/894, 15/4/2025, Mehmet Postallı [1. B.], B. No: 2020/8527, 12/6/2025 kararlarında AYM tarafından aynı yönde ihlal kararları verilmiştir.
Hizmet Birleştirmesi Yapanların Emekli İkramiyesi Son Durum ve Haberler
Kamudaki hizmeti 25 yılı geçmeyenlere ilişkin olarak AYM’nin son ihlal kararları idare mahkemelerinin sürece olan bakışını da değiştirdi. Meslekten ihraç sonrası emeklilikle ilgili hak kayıplarına yol açan ikramiye konusu artık çözülmüş durumda. İdare Mahkemeleri Anayasa Mahkemesinin kararlarını gerekçe göstererek emekli ikramiyesi ödenmesi doğrultusunda kararlar vermektedir. Bu konudaki Danıştay emsal kararları da değişecektir.
AYM KHK Emekli İkramiyesi Kararı:Fikret Aslan
Fikret Aslan [GK], B. No: 2019/41241, 25/2/2025 kararındaki AYM Genel Kurul gerekçesi şu şekildedir;
- Hizmetlerinin tamamını 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında geçirenler, başka bir deyişle hizmet birleştirmesi yapmaksızın emekliye ayrılabilecekler ile hizmet birleştirmesi yaparak emekliye ayrılabilecekler arasında emeklilik ikramiyesi ödenmesinde bir fark öngörme bakımından kanun koyucu takdir yetkisine sahip ise de karşılaştırılabilir gruplar arasında ortaya çıkacak farklılığın orantılı olması gerekir. Hizmetlerinin tamamını 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında geçirenlere kamu görevinden çıkarıldığında emeklilik ikramiyesi tam olarak ödendiği halde 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hizmet birleştirmesi yaparak emekliye ayrılanlara hiç emekli ikramiyesi ödenmemektedir. Burada 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında geçirilen sürenin çok uzun olması, 25 yılı tamamlamak için bu kanun hükmü dışındaki mevzuata göre çalışılan ve birleştirilen sürenin 1 ay bile olması durumu değiştirmemektedir. Nitekim somut olaydaki gibi 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında 23 yıllık hizmeti bulunan, sadece başka mevzuat kapsamındaki iki yıllık çalışma süresini birleştiren başvurucuya -bu mevzuata göre çalıştığı süre ile orantılı olarak da olsa- emeklilik ikramiyesi ödenmemişken aynı nedenlerle kamu görevine son verilen, 25 yıllık süresini anılan mevzuat kapsamında geçirenlere emeklilik ikramiyesi tam ödenmiştir. Bu durumda karşılaştırılabilir gruplar arasında ortaya çıkan farklılığın açıkça orantısız olduğu sonucuna varılmıştır.
- Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararlarında ihlalin giderimine ilişkin olarak; yerel mahkemelerce Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasının uygulanabileceği hususunu dile getirmiştir. Buna göre AİHS bağlamında mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağına ilişkin hükümleri ile Anayasamızın 10’uncu maddesine öncelik verilerek mevcut davalarda iptal yönünde karar verilmesi gerekmektedir.
25 yılı doldurmadığı gerekçesiyle emekli ikramiyesi ödenmeyenler gecikmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak emekli ikramiyesi talebinde bulunmalı ve devamında idari davalarını açmalıdırlar.
Av. Kubilay REŞBER
Av. Kubilay REŞBER, sosyal güvenlik hukuku ile emeklilik davaları, adi malullük, vazife malullüğü davaları, emekli ikramiyesi, emeklilik iptali davaları, SGK’ya karşı başvuru ve davalarda hukuki danışmanlık sunmakta ve dava süreçlerini yürütmektedir. Sürecin başından itibaren profesyonel hukuki destek alınması hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından önem taşımaktadır.
