Av. Kubilay REŞBER

Deneyim, İlgi ve Çözüm Odaklı Yaklaşım

Terör Mağduru Sivil Vatandaşlara Sağlanan Haklar (2025)

Terörle mücadele konusunda yürütülen mücadele sadece kamu kaynaklarını değil aynı zamanda sivil vatandaşları da çeşitli zararlara uğratmıştır. Bu zararların giderilmesi adına 5233 sayılı Terör Ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun 27/7/2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Böylece terör mağduru sivil vatandaşlara sağlanan haklar 5233 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.

5233 sayılı Kanun, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri ortaya koymaktadır. Ayrıca konuyla ilgili olarak Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmelik hazırlanmıştır. Söz konusu Kanun ve Yönetmelik birlikte değerlendirilmelidir.

Danıştay tarafından sosyal risk ilkesi bağlamında idarenin sorumluluğu çok sayıda mahkeme kararına konu olmuştur. 5233 sayılı Yasanın terör mağdurlarına ilişkin sağladığı haklar sosyal risk ilkesi bağlamında ele alınmalıdır.

5233 sayılı Kanun kimleri kapsar?

5233 sayılı Kanun terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamındaki faaliyetler kapsamında yaralanan ölen veya zarara uğrayan sivil şahısları kapsar.

Kanun terör eylemi konusunda 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa atıf yapmıştır. 5233 sayılı Kanuna göre terör eylemi; “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemler” olarak tarif edilebilir. Bu ilk grup hak sahibi doğrudan terörist faaliyetin hedefi pozisyonundaki sivil kişileri ifade eder. (Gemalmaz, Haydar. “Terörle Mücadele Mağdurlarına Sağlanan Haklar Ve Özellikle Kira Yardımı Hakkı.” Journal of Istanbul University Law Faculty 67.1-2 (2009): 3-38. s.6)

Terörle mücadele, yukarıda bahsi geçen terör eylemlerinin önlenmesi veya ortadan kaldırılması maksadıyla yürütülen her türlü iş, harekat ve işlemi ifade eder. Böylece örneğin terörle mücadele kapsamında görevli bir askeri birliğin eğitim, sevk ve idaresinde ortaya çıkan sivil şahıs zararları da 5233 sayılı Kanun kapsamına girer. Terörle mücadele eden kamu görevlilerinin faaliyetleri nedeniyle kişilerin konutlarının ve mallarının zarar görmüş olması, bu sivillerin yaralanmış veya ölmüş olmaları 5233 sayılı Kanun kapsamındadır.

5233 sayılı Kanunda öngörülen haklar nelerdir? Terör mağdurlarının hakları nelerdir?

Sivil terör mağdurlarına sağlanan haklar maddi tazminat ödenmesi, maaş bağlanması ve istihdam hakkı sunulması olarak üç türlüdür.

Sivil terör mağdurlarına hangi tazminatlar ödenir?

A. Maddi Tazminat

5233 sayılı Kanuna göre devlet tarafından karşılanacak zararlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar.
  • Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri.

Madde 9- Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;
a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre,
b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,
c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar,
d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar,
e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında,
Nakdî ödeme yapılır.

  • Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar.

Zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.(m.7)

Belirlenen tutar üzerinden sulhname hazırlanır ve hak sahibine tebliğ edilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.

Maddi tazminat için yapılacak başvuruda süre

Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliği zarar tespit komisyonuna başvurmaları gerekir. Söz konusu başvuru 5233 sayılı Kanuna göre terör mağduru sivil vatandaşlara ilişkin öngörülmüş özel bir usuldür. Maddi ve manevi olarak zarar gören kişiler İYUK’ta öngörülen süreler dahilinde idari yargıda davalarını açabilirler.

B. Manevi Tazminat

Sivil terör mağdurları maddi kayıplar yanında, yaşadıkları elem ve keder, tedavi sürecinin ağırlığı, uzunluğu ve kalıcı olarak iyileşememenin vermiş olduğu psikolojik buhranlar, iş bulamaması, fiziki görüntüsünün bozulması gibi sebepler göz önüne alındığında manevi tazminat da isteyebilirler. Ancak bu istem 5233 sayılı Kanun kapsamında değildir. Manevi tazminat istemi 1 ve 5 yıllık sürelere uyularak idare mahkemelerinde ileri sürülmelidir.

C. Terör Mağduru Sivil Vatandaşlara Maaş Bağlanması

5233 sayılı Kanuna eklenen ek 1 madde ve Geçici 5. madde uyarınca sivil vatandaşlar kendilerine aylık bağlanmasını isteyebilirler.

Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sonucunda malul olanlardan;

a) Çalışma gücü kaybı %40 (%40 dâhil)-%60 (%60 dâhil) aralığında olanlara (9.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın yüzde altmışı,

b) Çalışma gücü kaybı %61 (%61 dâhil)-%79 (%79 dâhil) aralığında olanlara (9.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın yüzde sekseni,

c) Çalışma gücü kaybı %80 (%80 dâhil)-%100 (%100 dâhil) aralığında olanlara (9.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın tamamı,

üzerinden aylık bağlanır.

Söz konusu 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılacak aylık başvurularında zamanaşımı söz konusu değildir. Bu türden başvurular her zaman yapılabilir. Ancak yaralanma veya ölüm olayının 19.7.1987 tarihinden sonra gerçekleşmiş olması gerekir.

“O halde, davacının talebine dayanak yaptığı olay, Tunceli Cumhuriyet Savcılığının … Hazırlık No, … Karar No’lu görevsizlik kararında da görüldüğü üzere 25/05/1985 tarihinde, yani 5233 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi ile ilgili Yönetmeliğin 8. maddesinin 5. fıkrasında belirlenen 19/07/1987 tarihinden önceki bir tarihte meydana geldiği anlaşıldığından; talebin, 5233 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi hükmüne göre Kanun kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden,”(T.C. Danıştay Başkanlığı – 10. Daire, Esas No.: 2019/2870, Karar No.: 2020/3517, Karar tarihi: 06.10.2020) Yine Danıştay 9.7.1987 tarihinde meydana gelen ve aynı aileden 6 kişinin teröristlerce öldürülümesi olayının 5233 sayılı Yasa kapsamında olmadığına karar vermiştir.

D. Terör mağduru sivil vatandaşlara istihdam hakkı sunulması

17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle engelli hale gelmiş olanların kendisi veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi; bu kapsamda olup da hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa anne, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi istihdam hakkından faydalandırılır. Terör mağduru sivil vatandaşların istihdam hakkının uygulaması Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yürütülür. Terör mağduru sivillerin yakınlarına 2. iş hakkı verilmemektedir.

Başvurular; istihdam talep formu doldurulmak suretiyle istihdam hakkından yararlanmak isteyenlerin ikamet ettikleri ildeki aile ve sosyal politikalar il müdürlüğüne yapılır.

Terör mağduru belgesi nasıl alınır?

2330, 3713 veya 5233 sayılı Kanunlarda sayılan haklardan faydalanmak için kişilerin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Valilikler veya Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmaları gerekir.

Yukarıda bahsi geçen hakların ilgili idarelerce verilmemesi halinde hak sahipleri idare mahkemelerinde dava açabilirler.

Av. Kubilay REŞBER

Son Makaleler

Yayınımız Var!

Geri Gönderme Merkezlerinde İnsan Hakları Hukukuna İlişkin Temel Sorunlar

Çalışma, devletlerin göçü kontrol, sınırlandırma, caydırma, göçmenliğin niteliğinin tespiti, belgelerin tasdiki, sınır dışı gibi resmi veya gayri resmi saiklerle idari gözetim altına alınması sürecini insan hakları bağlamında ele almaktadır..