15 Temmuz 2016 sonrası Kanun Hükmünde Kararname ve sonrasında 375 sayılı KHK ile veyahut kurumların Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin karşılaştığı sorunlardan birisi de emekli olmalarına rağmen emekli ikramiyelerinin ödenmemesidir. 7/8/2025 tarih 32979 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Fikret Aslan Kararı(2019/41241) ile bu konuda ciddi bir ilerleme sağlandığını söyleyebiliriz.
Yazının İçeriği
ToggleKHK ile veya Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile kamu görevinden çıkarılanlara neden ikramiye ödenmiyor?
Öncelikle kamu görevinden çıkarılanlardan kamuda çalıştıkları süre itibariyle emekli olmaya hak kazananlar ikramiyelerini alabiliyordu. Bu hususta açılan davalar idare mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri tarafından kabul edilerek olumlu sonuçlanmıştır.
Sorun, kamuda çalıştıkları süreyle emekli olamayıp diğer sigortalı(4-A, 4-B) olarak çalışıp hizmet birleştirmesi yaparak emekli olabilen kişileri ilgilendirmekteydi. Bu kişiler hizmet birleştirmesi ile prim günlerini tamamlasalar da 5434 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin 2’nci fıkrası nedeniyle ikramiyelerini alamamaktaydı.
89/2 maddesi şu şekilde; “Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.”
25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesi işçilerin kıdem tazminatı almaya hak kazanacağı durumları düzenlemektedir. KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişiler hizmet birleştirmesi yaparak emekli olmuşlarsa kamuda görev yaptıkları yıllara tekabül eden ikramiyeyi alabilmeleri için İş Kanuna göre kıdem tazminatı alabilecek durumda olmalıdırlar.
KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişiler “devlete karşı sadakat yükümlülüklerini” ihlal ettikleri iddiası ile görevden çıkarıldıkları için İş Kanununa göre iş ilişkileri haklı olarak feshedilen işçi konumundadırlar. Bu sebeple kıdem tazminatına ve dolayısıyla emekli ikramiyesine hak kazanamazlar. Bu konuda açılan davalar bugüne kadar idare mahkemelerince reddedilmiştir. Esasen 89/2 maddesi çok açık şekilde ikramiye ödenmemesi yönünde bir düzenleme olduğu için mahkemelerinde yapabilecekleri bir şey kalmamaktaydı. KHK’lıların emekli ikramiyesi alabilmesi konusunda Danıştay’ın emsal kararları da olumsuz nitelikteydi. Kısaca sorun yasa maddesinin kendisidir.
Anayasa Mahkemesi, Fikret ASLAN Kararında Nasıl Bir Çözüm Sunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi Fikret ASLAN kararında ilk olarak Anayasa’nın 10. maddesinde güvence alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiği ve ihlalin doğrudan 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin ikinci fıkrasından kaynaklandığı sonucuna varmıştır. Çünkü 25 yılın tamamlanmasına 1 gün kalmış olsa bile kişiye ikramiye ödenmemektedir ve bu mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlali niteliğindedir.
Doğrudan yasa maddesinden kaynaklı olarak ikramiyenin ödenmemesi karşısında AYM’de çaresiz kalmıştır. Bireysel başvuru yolunda bir hak ihlalinin tespiti sonrasında AYM yeniden yargılama yapılması için dosyayı ilgili mahkemeye göndermektedir. Başvurucu Fikret ASLAN’ın davasına bakan idare mahkemesi yeniden yargılama yapsa bile yine 5434 s.k. 89/2 maddesine takılacak ve ikramiye ödenmesi yönünde karar veremeyecektir. AYM, 25 yılı kamuda tamamlamamış olan KHK’lılara ikramiye ödenmemesi 89/2 maddesinden kaynaklı olduğu için bu çıkmazın çözümüne dönük iki ayrı yol ortaya koymuştur.
Fikret ASLAN kararında AYM’nin ortaya koyduğu ilk yol; İhlal doğrudan kanundan kaynaklandığı için bireysel başvurunun işlevine uygun şekilde benzer ihlallerin de önüne geçilebilmesi amacıyla kararın TBMM’ye bildirilmesi ve bu surette yasal düzenleme yapılmasının istenmesidir. Tabi ki bu yöndeki bir bildirimin bağlayıcı olmadığını ve TBMM’yi zorla kanun yapmaya itmeyeceğini ifade etmeliyiz.
İkinci yol ise pratikte daha işlevsel olan ve ihlale neden olan 89/2 maddesinin somut norm denetimi ile iptali ile sonuçlanabilecek yoldur. Buna göre AYM’nin Fikret ASLAN hakkında vermiş olduğu karar ilk derece mahkemesine gönderilecek ve mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulabilecektir. Somut norm denetimi olarak adlandırdığımız bu usulde mahkeme önüne gelen davaya uygulanacak bir kuralda Anayasa’ya aykırılık görürse itiraz yolunu kullanarak AYM’ye başvurabilecektir. AYM ise söz konusu yasa maddesini Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptal edebilecektir.
Özetle ikinci yolda AYM, “ben 89/2 maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna kanaat getirdim ancak usul gereği bu maddeyi şimdilik iptal edemiyorum. Ancak yerel mahkeme/mahkemeler bu konuda itiraz yolunu kullanırsa bu maddeyi iptal ederim.” demektedir. Açıkçası TBMM’ye yapılan bildirimden sonra yasa koyucu bu konudaki ayrımcılığı ortadan kaldıracak bir düzenleme yaparsa sorun kısa sürede çözüme kavuşmuş olur.
Fikret ASLAN Kararından sonra KHK’lılar emekli ikramiyesi alabilir mi?
Kamuda çalıştığı süre itibariyle emekli olabilen kişilerle ilgili herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu kişilere SGK emekli ikramiyesi ödemezse idare mahkemelerinde dava açarak ikramiyelerini alabilirler. Hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olanlar ise ilk olarak SGK’ya ikramiye ödenmesi talebiyle başvurarak devamında da Ankara İdare Mahkemelerinde dava açmalıdırlar. Hak kaybına uğramama adına bu davanın açılmış olması önemlidir. Fikret Aslan Kararı sonrasında yasa değişikliği veya yasa hükmünün iptali gerçekleşeceği için derdest olan dava dosyaları da olumlu sonuçlanacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hizmet birleştirmesi yapmayan KHK’lılara emekli ikramiyesi ödenir mi?
5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinde emekli ikramiyesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, anılan maddenin birinci fıkrasında, hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun kapsamında geçenlerden emekli aylığı bağlanan veya toptan ödeme yapılan iştirakçilere, herhangi bir koşul aranmaksızın (diğer bir deyişle memuriyetin sona erme şekline bakılmaksızın) her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak ödenmesi öngörülmüştür. Buna göre kamudaki hizmetleri tek başına emekli olmaya yeten kişilere emekli ikramiyesi ödenir. Bu kişi adi malul, vazife malulü veya normal emekli olsa da sonuç değişmez.
Hizmet birleştirmesi yapan KHK’lılara emekli ikramiyesi ödenir mi?
Hizmet birleştirmesi kişinin hizmet süresinin tek başına emekli olmasına yetmediği durumlarda yapılır. KHK ile ihraç edildikten sonra örneğin 25 yılını tamamlamadığı için emekli olmayan memur başka sigorta kollarında çalışarak emekli olabilir.
5434 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, 2829 sayılı Kanun uyarınca farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri birleştirilmek suretiyle, emekli aylığı bağlananlara, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen hizmetlerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi ise 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak memuriyetin sona ermiş olması koşuluna bağlanmıştır. Kamu görevinden çıkarılan kişiler 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre kurumları tarafından kıdem tazminatına hak edemeyecek şekilde işten çıkarıldıkları için ikramiye alamamaktadırlar. Yukarıda bahsi geçen Fikret ASLAN kararı sonrasında bu durumda olan kişilerin SGK’ya başvurarak dava açması gerekmektedir.
Av. Kubilay REŞBER
